11.SAAT – SON DÖNEMEÇ

Leonardo DiCaprio Filmi

Le Monde / 04 ocak 2008 / Çeviren Lütfiye G. Seçer

 

11.Saat filminin ürküntü verici afişi Son Dönemeç sizi karşılıyor. Kirli bir ayakkabının toprağı kocaman ezmiş derin izi. Los Angeles’te, Rodeo Drive’ın küçük bir salonunda onlarca gazeteci önünde sunulmuş olan bu yapım Leonardo DiCaprio tarafından bilinçle, istençle belgesel olarak üretilmiş izlenimi veriyor.

                  

Pek çoğu oradan şok/lanmış halde çıktı. 11.Saat, yalnız son saati işitiyorsunuz,  bir kasırganın dayanılmaz görüntüleriyle başlıyor. Eriyen buzullar, tsunami, Katrina Kasırgasının gözü, yıkılmış evler, sularla sürüklenen insanlar... Kendi kendinize söyleniyorsunuz: “Bitecek, sona erecek.”  Fakat hayır. Filmin üç çeyrek saati bu kırıp geçen, sel gibi boşalan görüntülerde ısrar ediyor. Gerçek seslerle, televizyonlarda gösterilen eklemelerle...

                  

Görüntüler tematik karelerle izleniyor. Küresel ısınma. Orman kıyımı. Hasta okyanuslar. Çölleşme... Irmakların, havanın kirlenmesi. Hayvan türlerinin yok edilmesi... Maalesef şarkıyı biliyoruz. 11.Saat’te klibi görüyoruz. Fizikman hemen hemen tükenmiş, ne ki yalnızca  bir belgesel bu klip.

                   

Akıp giden her görüntü arasında bir bilim adamı, bir araştırmacı, bir vakıf sorumlusu veya anlatıcı, Leonardo DiCaprio, sorular soruyor. Fizikçi ve kozmolojist Stephen Hawking, Yeşil Kemer Hareketinden 2004 Nobel Barış Ödülü sahibi < xml="true" ns="urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags" prefix="st1" namespace="">la Kényane Wangari Maathai, Kanadalı genetikçi David Suziki. Endüstriyel ekoloji mimarı Mc Donough. Hepsi, kısa aralıklarla, ekosistem yoluyla yerküreye ait hastalıkların saptanmasını sorguluyor.< xml="true" ns="urn:schemas-microsoft-com:office:office" prefix="o" namespace="">

            

11.Saat Amerikan eski başkan yardımcısı Al Gore ve 2007 Nobel Barış Ödülü ortağı Al Gore’un açıklamalı filmi Rahatsız Eden Gerçek ile devam ediyor. Fakat artık küresel ısınma üzerine bir konferansta değiliz, gösterimin devamına katılıyoruz: Tüm yerküre bir felakete koşuyor ve ilk sırada insanoğlu...

                   

Film kesin sorulara kesin yanıt vermeyi hedeflemiş: Yetkililer bilimcileri dinlemeyi nasıl reddettiler? Hangi ekonomi anlayışları yeryüzündeki insanın statüsünü, doğanın durumunu bozarak bir krize yol açar? Araştırmacılar  bunların analiz edilmesini öneriyorlar. Her zaman kolay değil tabii.

                   

Genetikçi David Suziki “koca beynimizin” bize nasıl kötü bir oyun oynadığını açıklıyor. Kendimizi çok zeki olduğumuza , doğaüstü olduğumuza inandırıyoruz. Ekonomist Nathan Gardel sanayi devriminin kendisini yenileme becerisi olan yaşam şekillerini nasıl bozduğunu anlatıyor. DiCaprio düşüncesini savunuyor: “Bu konular halkı minik kaşıklarla besleyebileceğimiz, onlara hazır yiyeceklerle hizmet verebileceğimiz şeyler değil.”

                                         

UYGARLIK  KRİZİ

 

11.Saat bazen de görüntülerinin heyecansal şokuna yaslanarak yoğun kanıtlar sunuyor; ne ki bu bir propaganda filmi değil. Güncel krize bir uygarlık krizi olarak yaklaşıyor; kazaen gelmiş bir felaket olarak değil-ve onları göstermek için –öğretici örnekleri çoğaltıyor.Bu sağlam bir belgesel, esaslı tartışmalar girmek için “hoş gelmiş” bir destek.

                     

Fransa’da film 8 Ocakta Ulusal Meclis’te sunulacak, 'Sarsıcı Gerçek'te olduğu gibi... Meclis Başkanı Bernard Acoyer ve Nicolas Hulot’nun katılımıyla milletvekillerine gösterilecek. Ekoloji lideri söz alacak. ”Grenelle de l’Environnement “ (Çevre Birliği - Beş kurulun başkanlığında kurulmuş ve yetmişten fazla sivil toplum örgütünün katıldığı bir sivil inisiyatif) uygulamadaki konuları eleştirecek.

                     

Nicolas Hulot Vakfı 11.Saat’e neden destek veriyor? “Film, efendisi olduğunu düşündüğü doğaya insanoğlunu yeniden entegre etmeyi amaçlıyor çünkü. Bu düşünceyi paylaşıyoruz.” diyor bir yetkili.

                     

Film Avrupa’da salonlarda gösterilmeyecek ama, İnternetten veya videodan izlenebilecek. Neden böyle bir çıkış: Filmi dağıtan Warner’e göre, Leonardo DiCaprio’nun bu stratejiyi istediği vurgulanıyor: Halk 11.Saat’i, nerede olursa olsun, her an ve her ülkede görebilecek.

                     

Los Angeles, 2007 Ağustos. Televizyonda yuvarlak masa. Leonardo DiCaprio konuşuyor.Makyajla yaşlandırılmış, Diamond Blood’daki kahramanına benziyor-kanlı gerillalara toplatılmış elmas kaçakçılığını konu alan filmin kahramanı-“Yapmayı sevdiğim tarz politik sinema tarzı” diyor kulislerde,”yakında Scorcesse’nin bir filminde T. Roosevelt rolünü oynayacağını söyleyerek. Angajmanı ile ilgili birkaç alıntı sıralıyor.

                     

Niçin 11.Saat filmini yaptınız?

 

“İklimbilimcilerin ve çevre uzmanlarının bir televizyon yayınında kendilerini ifade edemeyip köşeye sıkıştırılmalarını görmeye dayanamıyordum.”

 

Siz ekolojist misiniz?

 

”Dünyayı değiştirecek hareketin içinde yer almak beni heyecanlandırıyor. Bu benim kuşağımın ve sonraki kuşağın en önemli hareketi olacak. Bu girişim evrenseldir ve bunun bizi fitillediğini sanıyorum.

                     

Leonardo DiCaprio ekolojik harekete dün angaje olmadı.1998'de, la Plage (Plaj) filmi yılıdır oL. C.Vakfını kurar, kör Amerkalıya iklimsel ısınmayı tanıtmak için. Bu vakıf sera gazlarının yayılımı, dünya üzerindeki  içilebilir su problemleri üzerine iki kısa metraj filmi finanse eder. Birçok sivil (ONG) kuruluşa, büyük maymunların yok oluşunu önleme, okyanusların savunması, ormanların korunması gibi konularda çalışan kuruluşlara destek vermektedir.                                                

                                                                                                   

RÖPORTAJ

                                                      

Soru:  Erken başlayan bu ekolojik yöneliminiz, ailenizin etkisi midir?..

         

Yanıt: Mutlaka. Bu konuya beni ailem yönlendirdi. Duyarlı kılma konusunda hemfikirdiler. Daha çocukken belgeselleri izleyerek etkilenmeye başlamıştım. Yine anımsıyorum, tropikal ormanlardaki ağaç kesimi üzerineydi bunlar, türlerin azalması... kendi kendime, bir gün bütün bunları engelleyeceğim, derdim. Bugün, elimdeki olanakla, sinemayla savaşımımı veriyorum. Al Gore filminin Newsweek’in kapağında yer alması olmasa, küresel ısınma gündeme gelmeyecekti. Asla bu görüntüler olmaksızın, böyle bir bilinçte olmayacaktık. Amerika’da birbirimizi böyle eğitiyoruz.

             

Soru:  Katrina Kasırgasının önemli bir rol oynadığını düşünmüyor musunuz?

             

Yanıt: Bu, güncel görüntülerin gücüdür. İklimin, hem de delice bir şekilde değiştiğini görmek için uzman olmaya gerek yok.TV de kasırgaya, su basmalarına bakmak yeterliydi. Katrina Amerika’da alarm sinyali rolü oynadı. Filmimizde, bu çarpma gücünü yeniden vermek istedik.

              

Soru: Bu görüntüler “ürkütme” riski taşımıyor mu? Çözümün “insansız”olacağını düşündürtmez mi?             

   

Yanıt: Onların eğitici bir değeri var. Ekolojik bir dünyanın henüz uzağındayız. Etkili görüntülere gerek sinimimiz var. Uzmanlık konumum olarak düşündüğüm tek alan bu. Ne yazık ki, büyük medya bize gerçeğin deforme edilmiş bir şeklini reva görüyor. İhtiyacımız olan şeyi ters yüz edilmiş olarak sunuyor.

             

Soru: Demokratları tutuyor musunuz?

             

Yanıt: Amerika’nın gelecek seçimlerinde, demokrat ya da cumhuriyetçi olsun, her adayın Al Gore’un ekolojik programını ele almalarından çok mutlu olurum. Biliyorsunuz, seçimlerde oy kullanıyoruz ama her defasında 'bir araba satın almayı' da oyluyoruz. Ekonomi, dünyamıza hakim. Politik fikrim şu : İnsanlar ve halklar kaderlerini ellerine alsın; herkes tüketmek istediği şeyi, yaşam şeklini seçsin ve siyaset, büyük şirketler bizim için karar vermesinler..

 

Le Monde / 04.01.2008

Frédéric Joignot

Le Monde Yazarı ve Röportörü

 

Kaynak: http://www.lemonde.fr/web/article/0,1-0@2-3246,36-995167,0.html