Mine Artu

MUTLU BİR GÜNDÜR BEKLENEN

(ilk yayını)

 

“Her insan bir uçurumdur” der Büchner ”Woyzeck” adlı eserinde. Her insan bir uçurumsa, her aşk bir uçurumdan yuvarlanmaktır aslında. Derin yarıklardan akarken insan, ihtimal dünyanın en zor işini yapıyordur.

 

Sevmek zor zanaattır ama herkesin uğraşmak istediği de bir sanattır.

 

Amacı bir yerlere varmaktır sevginin,

 

Bir şeyin farkına varmak,

 

Ve ardından bir karara varmaktır.

 

 Edip Cansever'in deyimiyle “Bir şeye karşı koymaktır.”

 

Kurulan bir şeydir ilişki, kurmacadır, kurulabilir ve ardından yıkılabilir. Oysa aşk dediğin süresizdir. Zamansız mekansız da varolabilir.

 

Oysa pek çoğu yüreğini yenmenin başarı olduğunu sanabilir.

 

Kır kollarımı;

Sarılırım sana yüreğimle, bir elle tutar gibi

Kopar yüreğimi, beynim çarpar

Ve tutuştursan da beynimi

Taşırım seni kanımın akıntısında

 

Der şair Rilke şiirinde. Belli ki kanının akıntısında taşıdığı bir sevda vardır. Tanımıştır aşkı. Bu aşktır belki de bizi şairle tanış kılan.

 

Ve tanışmadığımız nice şairle paylaşırız aşk denilen nimeti ve bölüşürüz bir ekmeği bölüşür gibi.

 

İmkansız değildir aşk çoğu şair için, aşk imkansızlıklara sığmayan, taşandır.

 

Damarda dolaşan kan gibi sadıktır ve yokluğunda yitip giden yine varlıktır.

 

Az seçilen bir yol var önümüzde. Sevmek zorunda değilizdir hiçbirimiz ama sevmeyi seçeriz.

 

İnsanın sevgisini kanıtını duygularında bulması hem kolay hem de haz vericidir. Halbuki insanın faaliyetlerinde sevginin kanıtlarını araması zor ve acı verici olabilir.

 

Bu yüzden çetrefillidir. Şaibelidir, bir yanı hep belirsizdir. Bu yüzden özenilir, özeldir

 

Tam buldum derken yitip gidebilir, gitti sandığın yerden dönüp geri gelebilir.

 

Oysa mutlugündür hep beklenen

 

Bir tek Mutlugün!

               

Zorlar ülkesinin kırılgan sahipleri için korkmadan öpmek bir serüven, beklemek bir sancıdır.